BEBEK GİYSİLERİ VE YIKANMASI

Bebek giysileri seçilirken bazı konuların önceden karar verilmesi ve  ihtiyaçların belirlenmesi gereklidir. Bebeğe ne tür giysilerin alınacağı, ne kadar giysi alınacağı, alınacak giysilerin hangi maddelerden yapılmış olduğu ve alınan giysilerin nasıl temizleneceği konuları anneler için önemli olmalıdır.

Nasıl bir iklimde yaşandığı ve bebeğin hangi mevsimde doğacağı giysi alımında önemlidir.Bebeklerin olağanüstü bir hızla büyüdüğü unutulmamalıdır. Giysi alırken  bebeğin içinde kendini rahat  ve güvende hissedeceği, yumuşak, tüylü olmayan, kolayca giyilip çıkartılabilen, cildini tahriş etmeyecek kumaşlardan, içinde rahatlıkla hareket edebileceği kıyafetler alınmalıdır. İç çamaşırının önden açılabilen ve yapışkanlı olanları tercih edilmelidir. Bebek giysileri  tepeden giydirilenler ve kollardan geçirilenler diye ikiye ayırabilir. Kollardan geçirilenler daha pratik ve daha kolay giydirildiği için daha çok tercih edilmelidir. Bebeğin büyümesini engelleyecek giysiler alınmamalı; onun yerine omuz kısmı ayarlanabilen giysiler, tek parçalı belsiz tulumlar, beli elastik tulumlar, kenarları geniş, dar olmayan,hareketlerini kısıtlamayan ve rahat giysiler; yakası geniş olan ve boyundan geçerken zorlanmayacak, kolları bol ve az miktarda kapama gereken giysiler tercih edilmelidir.Alınan giysilerin çamaşır makinesinde yıkanabilir olması gerekir. Bebek giysi seçiminde moda ikinci plana atılmalıdır. Çoraplar yumuşak ve rahat bir bollukta,eldivenler parmaksız olmalı,düğme ya da uzun kullanılmayan giysileri tercih edilmelidir.

İlk haftalarda bebeğin üzerini sıkça değiştirmek zorunda kalınır. Bu nedenle, çok sayıda küçük boy kıyafetlere ihtiyaç vardır. (örnek:4-6 adet body, bunlardan 1-2 tanesi yenidoğanlar için; diğerleri 0-3 ay olarak seçilebilir.  Göbek bağı düşene kadar body yerine 1-2 adet t-shirt de alınabilir. 4-6 çorap, 2-3 başına şapka,4-6 adet pijama ya da tulum alınabilir. Kış aylarında ayak kısımları kapalı olabilir.Ancak yaz ayları için ayak kısımları kapalı olmamalı ya da kolay açılabilmelidir. Kış aylarında 1-2 adet uyku tulumu, 1-2 adet battaniye, 2-3 adet kazak bere, eldivenler gerekebilir.)Bebek büyüdükçe daha az sayıda kıyafet değiştirileceğinden ve çok hızlı büyüdükleri için kıyafetleri küçüleceğinden, çok kıyafet almaya gerek yoktur.

İlk 3-4 ayda bebeklere giysi alırken sentetik ve yün olmayan,vücut ısısını dengeleyen, doğal liflerden yapılmış yüzde yüz pamuklu (cotton= koton= pamuktan yapılmış)  olan, yumuşak giysiler tercih edilmelidir. Sentetik malzemelerden yapılan giysiler bebeğin cildini tahriş edebilir. Boyalı ve yünlü giysiler alerjiye neden olabilir. Mümkünse ekolojik kalite markası taşıyan organik giysiler seçilmelidir.Pazarlarda ve bazı mağazalarda etiketsiz satılan, nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan, üzerinde kullanım etiketi ve ürün içeriği yazmayan giysiler alınmamalıdır.

Pamuk üretiminde kimyasal böcek ilaçlaması sık kullanılmakta ve beyazlatma için kimyasallar harcanmaktadır. Bu nedenle tekstil üretimi sırasında kullanılan kimyasalların bir kısmı (%10'nu) tekstil ürünleri üzerinde kalabilmektedir. Mümkünse bebekler için ekolojik dengeyi bozmadan, insan ve çevre sağlığına zarar vermeden üretilen organik tekstil ürünleri alınmalıdır. Organik tekstil üretiminde, zararlı kimyasal ve kanserojen maddelerin hiçbirinin kullanılmasına izin verilmez. Organik tekstil üretiminin güvenliği için her adım bağımsız denetleme kuruluşları tarafından kontrol edilir.

Bebek için alınan tüm giysiler giydirilmeden önce, ayrı olarak, üzerlerindeki  marka ve boyut etiketleri çıkartılarak (marka etiketi atılmamalı), küçük parçalardan oluştuğu için de çamaşır yıkama filesi ile, çamaşır makinesi  çok doldurulmadan  yıkanmalıdır. Tüm yıkanan giysiler (ilk altı aya kadar bebek giysilerin dikiş yerleri içten ve dıştan) mutlak ütülenmelidir. Bebek giysileri üzerlerindeki talimata göre yıkanır. Bebek giysilerini kendi üzerinde bulunan yıkama önerilerinin izin verdiği en yüksek derecede yıkamak uygun olur. Giysilerin üzerlerindeki deterjan artıklarının geçtiğinden emin olmak için iki kez bol su ile durulama yapılmalıdır. Bebek giysilerini yıkarken sabun, çamaşır suyu, yumuşatıcı, ağartıcı maddeler ve cilt tahrişleri yapan parfümlerden kaçınmak  gerekir. Bebeklere uygun sıvı deterjanlar (toz deterjanlara göre daha iyidir), mümkünse doğal, kalıntı bırakmayan, ekolojik çamaşır temizleyici ve yumuşatıcı ürünleri tercih edilmelidir. Kıyafetleri kurutmak için açık hava en uygundur. Hava koşulları uygun değilse kurutma makinelerinde kurutulabilir.Yıkanan, kurtulan giysiler serin bir yerde muhafaza edilmeli ve güve tozu, naftalin gibi maddeler kullanılmamalıdır.

Bebek büyüdüğünde giysi üzerinde kurumuş, sertleşmiş mama, ek gıda ile veya bebek bezinden sızıp elbiselere bulaşmış bebek dışkıları çıkması zor lekeler olduğunda;  lekelerin tortusunu diş fırçası ile kabaca alınmalı; bir miktar ılık suda deterjanla birlikte 30-60 dakika kadar beklettikten sonra yıkanmalıdır. Yıkamada su sıcaklığının için  60°C sıcaklık, çoğu zararlı mikropların gitmesi için uygundur. 60°C ‘nin üzerindeki yıkama dereceleri pamuklular dışındaki çamaşırlar için sadece zarar anlamına gelmektedir. Hassas giysilerde 30-40°C sıcaklıkta ön yıkama, sonra tekrar yıkama ve fazladan durulama yapılmalıdır.

Bebekler nasıl giydirilmelidir?                                 

Bebeğe giydirilen her çeşit giyside dikkat edilmesi gereken kurallar  hareket serbestliği, rahatlık ve güvenilirliktir. Bebeklere  mevsime uygun kıyafet giydirilmelidir. Az giydirilip üşümelerine, çok giydirilerek terlemelerine neden olunmamalıdır.

Bebeklerde giysi seçiminde bilinmesi gereken bazı kurallar vardır: Bebeklerin üşüdüğü ellerinden veya ayaklarından anlaşılmaz.Bebeklerin elleri ve ayakları vücudunun diğer yerlerinden daha soğuktur.Ellerin ve ayakların hafif soğuk olması üşüdüğü anlamına gelmemelidir.(Üşüme değerlendirilmesi elle yapılacak ise giyimli olan bir bölgesi ellenerek anlaşılmaya çalışılmalıdır.)Bebek hapşırdığında da üşüdüğü düşünülmemelidir.Bebeğin üşüyüp üşümediğini anlamak için koltuk altından vücut ısısını ölçmek gerekir. Bebeğin deri, koltuk altı ateşi 36 derece ile 37,2 derece arasında olmalıdır. 36 dereceden düşük ise bebek üşüyordur, bir kat daha giydirmek gerekir. Bebeğin deri, koltuk altı ateşi 37,2 derece ve üzerindeyse ya çok giydirilmiştir, ya ortam çok sıcaktır ya da bebeğin ateşi çıkıyordur. Bu durumda bebeği bir kat soyup ateşini tekrar kontrol etmek gerekir. (Bebeklerde kulaktan ölçülen ateşin 37-37.8 derece arasında olması normaldir.) Bebeğin vücut ısısı giydirilen giysilerle koltuk altı ateşi36-37 derece olacak şekilde tutulmalıdır. Diğer bir konuda bebeklerin en büyük ısı kayıplarının başlarından olduğudur.Bebeğin başı korunmadığında  ısı kaybı fazla olur. Bu nedenle her türlü hava koşulunda, ısıtılması gereken tek yer, bebeğin başı olduğu unutulmamalıdır.

Ana kural bebeklerin fazla giydirilmesine gerek yoktur. Bebeklerin metabolizma hızları erişkinlerden çok yüksek olduğu içinde sıcağı sevmezler. Özellikle ilk üç ayda ter bezleri yeterince çalışmadığı için kendilerini soğutamazlar ve sıcakta huzursuz olurlar. Bebeğin fazla giydirilmesi, bebeğin ısı dengesini bozar.  Anne baba hangi kalınlıkta giyiniyor ise bebeğinde o şekilde giydirilmesi gerekir. Sadece yenidoğan bebekler kış günlerinde bir kat daha fazla giydirilmelidir.

Yenidoğmuş bebeklerde yazın İlk 3-4 ay için pamuklu ayaklı tulum giysiler tercih edilmelidir.Tulumların kumaşları mevsime uygun ve pamuklu olmalıdır. Tulumların içerisine çorap giydirilmesine gerek yoktur. Yazın üst olarak da  başlangıçta zıbın giydirilir.2-3 haftadan sonra zıbın yerine pamuklu atlet ya da kısa kollu badiler daha uygundur. Badi giydirildiğinde ayaklarına mutlaka çorap, başına şapka giydirilmelidir.Yazın27-28 derece üzerindeki havalardaaskılı ve kısa kollu penye body'ler tercih edilmelidir. Yaz giysileri daima açık renkli, ince, teri çeken materyalden yapılmış giysilerden tercih edilmelidir.Yazın dışarı çıkartılan bebekler güneşten mutlak korunmalı,başlarına siperli şapka takılmalıdır.

Normal oda ısısı 21-22 derece olduğunda, bebeklere iki kat penye kıyafet giydirmek yeterlidir.

Kışın ise bebeklere iç kısma  zıbın giydirilmeli, zıbının üzerine uzun kollu badi, uzun kollu badi üzerine de tulum giydirilmesi  ve gerekirse tulumun üzerine yelek giydirilmesi uygundur. Kışın ayaklarına çorap, kafasına şapka takılı olmalıdır. Evin ısısına göre bu şekilde giydirilip ince veya kalın battaniye ile örtülür. Kışın bebek dışarı çıkarken mutlaka uygun şekilde battaniye ile sarılmalıdır.Onun dışında yine mevsime göre bir tulumun üzerine dışarı çıkarken kışın mont şeklinde ayaklı tulumlar (astronot tulumlar) giydirilebilir.  Yeni doğmuş olan bebeklerin bünyeleri çok zayıf olduğu için, yağmurlu veya rüzgarlı havalarda bebek arabasının üzerine koruyucu bir örtü konulmasında fayda vardır.

Bebeklere ve çocuklara tek kat kalın bir kıyafet yerine daha ince bir kaç kıyafeti üst üste giydirilmesinde  fayda vardır. Böylelikle çocuklarınız soğuk havadan daha çok korunmuş olurlar. Sıcak ortama girdiğinizde de bir katını çıkartarak çocuklarınızın terlemesini engelleyebilir.

Bebeğin giysileri her kirlendikçe, giysileri kirlenmezse de her gün en az bir kez değiştirilmelidir.

Bebeği soyup giydirirken nelere dikkat edilmeliyiz?

Yenidoğan bebekler soyup, giydirilirken oda ısısının uygun olması gereklidir. Oda ısısı sıcaklığıgündüz 22-24 derece, gece ise 20-22 dereceolması uygundur. Yenidoğan bebekleryatak, karyola veya alt değiştirme masası gibi düz bir yüzeyde, yatırılarak soyulup giydirilmelidir.Bebekler oturabilir hale gelince kucakta giydirilebilirler.

Bebeğin sürekli güvenlikte kalma gereksinimi vardır. Bebeğin beşiğinden her kaldırılışında ya da kucağa her alınışında, kendisini güvenlikte hissetmesi çok önemlidir. Bebekler bezlerinin ya da giysilerinin değiştirildiği sırada da kendilerini güvende hissetmek isterler. Bu nedenle anne, giysi değiştirilmelerinde yumuşak ve özenli davranmalı, bebekle mutlaka sessel iletişim kurmalıdır. Annenin sesi, anne yüzünü yavrusunun yüzüne yaklaştırarak tatlı bir sesle konuşması, bebeğin sürekli güvenlikte kalma gereksinimini karşılayacaktır. Bebeğin giysilerini değiştirmek basit, sıradan bir olay değildir. Bebeğin soyup giydirilme süreci, anne ile bebek arasında iletişimin geliştiği değerli zamanlardır. Bu işlemler sırasındaki güvenliği sağlayıcı davranışlar, tutuşlar, sevgi sözleri, dokunuşlar bebeğe sevgi iletir ve bebekte sevgi ve güven duygusunun gelişmesini sağlar.

Yenidoğan bir bebeğe fanila gibi üst giysi giydirilirken önce baş kısmı giydirilmelidir. Bunun için giysinin yakası iyice açılmalıdır. Fanilanın önü giydiren bireye bakacak biçimde tutulur, alttan üste doğru, bir körük gibi fanila iki el avuçların içine toplanır. Bebeğin başı hafifçe giysinin yakasının geçeceği kadar kaldırılarak, kıyafetin yakasının önce arka kısımı geçirilir. Sonrafanilanın önünü hafif ve yumuşak bir hareketle bebeğin çenesine indirilir ve bu yapılırken fanilanın bebeğin yüzüne sürtünüp onu rahatsız etmemesi için fanilayı toplu ve gergin tutmak gerekmektedir. Baş giydirildikten sonra  bebeğin başını ve omuzlarını kaldırıp fanilanın arkasını ensesine, omuzlarının arkasına gelecek biçimde indirilir. Bu aşama da bebeği sarsmadan ve başını geriye düşürmeden işlem yapılmalıdır. Bundan sonra kollar giydirilir. Giydiren kişi bir elinin parmaklarını fanilanın kol ağzından geçirip açarak kol ağzını genişletir ve fanilanın kolu aşağıdan yukarıya doğru körük gibi katlanır,  diğer el kolun içine sokularak,bebeğin elini fanilanın içinden bebeğin parmakları ve eli düzgün şekilde kavranır, bebeğin eli aşağıya doğru çekilmeden, bebeğin yumruğunu tutup giydirenin eli üzerine toplanmış olan fanila kolu kumaşı, bebeğin koluna aktarır gibi  öbür el ile aşağı çekilir. Bura da önemli olan fanilanın kolunun, bebeğin kolunu çekmeden bebeğin kolundan aşağı kaydırarak, indirmektir. Öbür kol da aynı biçimde giydirilir. Son olarak ise birey, fanilanın önünü göbek hizasına çeker ve bebeği ayak bileklerinden tutup kaldırarak fanilanın arkasını da indirir. Tüm giysi bebek üzerinde düzeltilir ve  çıtçıtları kapatılır.

Yenidoğanda tulum giydirilirken ise ilk olarak bebeği kaldırıp, yattığı yere bütün çıtçıtları açık şekilde, önü giydiren bireye dönük tulumu sermektedir. Sonra bebek tulumun üstüne, ensesi tulumun boynuna gelecek biçimde yatırılır. Tulum aşağıdan başlanarak giydirilir. Tulumun patiği alttan üste doğru körük gibi katlanır ve  bebeğin ayağı yavaşça patiğe sokulur, bebeğin ayak başparmağının patiğin köşesine yerleşmesi sağlanır ve ayak üsten kumaşla birlikte tutulur. Bacak çekilmeden de tulumun kumaşı yukarı ya doğru çekilir. Aynı işlem öbür bacak içinde yapılır. Tulum kolları fanila kolları giydirilir gibi giydirilir. Tulumun tüm olarak düzeltilir. Çıtçıtları veya yapışkan bağları kapatılır. Tulum büyük geliyorsa kollarını kıvırmak gerekir. Bebeğin elleri açıkta kalmalıdır.

Bebekleri soyma işlemi yöntemi de giydirilme işleminin tersidir. Çıkarılacak fanilalar koltuk altına kadar sıyrılır. Önce kollar, sonra baş çıkartılır. Baş çıkartılırken önden arkaya yukarıya doğru, önce yüz kısmı çıkartılır ve  giysinin buruna, kulaklara takılmamasına özen gösterilerek çıkartılır. Tulumda yukarıdan aşağıya doğru, önce kollar ve sonra ayaklar çıkartılacak şekilde çıkartılır.

Bebeğin giysilerinin uygun ve kolay şekilde soyup giydirilmesi için öncelikle kıyafetlerin rahat, çocuğun hareketlerini kısıtlamayacak ve kolaylıkla giydirilip çıkarılabilen özellikte alınması şarttır. Diğer önemli bir hususta, bebeğin giysilerini soyup giydirirken bebeğin kolları ve bacakları çekilmemeli, kolları ve bacakları sabit tutup, üzerlerine giysi kaydırılmasıdır.

 

 

Site içeriğinde bulunan yazı ve makaleler bilgi sağlamak içindir.
Hekim hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez